KRİZE DAYANACAK ŞİRKETLER HANGİLERİ ?
Dünyayı, bir yönden küresel iklim ve bir yönden mali kriz tehdit ediyor.
Bazı sektörler için rüzgar, bazıları için kasırga ,bazıları için fırtına, ya esiyor,ya esti, yada esecek (maruz kalacaklar).Bu olumsuz hava ,şiddetli rüzgar herkes ,her sektör,her firma için aynı şiddete olmayacak.Görünen o ki, zayıf olan ağaçlar,fidanlar,kuru otlar v.s bu rüzgara karşı tutunamayacaklar ,bulundukları durum ve pozisyonlarını koruyamayacaklar.Bilinçli veya bilinçsiz çabalarda bir çoğu için sonucu değiştirmeyecek.

Dünya ekonomisi bu yeni süreçte  büyük değişim yaşamaktadır. Olumlu, olumsuz değişik düzey ve katmanlarda içine alan karmaşık bir değişim, dönüşüm içinde.Bu dönüşüm, farklı sonuçlar doğuracak, bilinmezlik katsayısı yüksek bir durum ile karşı karşıyayız.Bu nedenle
Her kafadan farklı bir ses çıkıyor.Bu şartlar içinde her firmanın durumu ,cirosu, potansiyeli ,satışı gücü ,önündeki fırsatlar içinde bulunduğu sektör ,pazar v.s…. göre maruz kaldığı risklerde, ulaşacağı sonuçlarda ve yaşayacağı süreçlerde  farklı olacaktır.
Bu değişimi biraz daha iyi  anlamak için  aşağıdaki uygulamayı yapalım.

Bir lider veya yönetici iseniz burayı daha dikkatli okumanızı öneririm.
Bir zaman çizgisi çizelim ve  en sonunda duralım, aşağıda yazan kelimeleri, belirli zaman aralıkları ile yazılım ve soralım, sonra cevap bulmaya çalışalım.
Ülkeler, şirketler,kurumlar,liderler,yöneticiler,anlayışlar,……nereden nereye geldiler ve nereye gidiyorlar? Değişim rüzgarları neleri önüne katıp, nereler den nerelere  taşıdı? Nasıl ? Nereden nereye esiyor? Bizler nasıl etkileniyoruz ve tepki veriyoruz? Tepkisel miyiz? Yoksa etkisel miyiz? Nasıl tepki vermeliyiz? Nasıl harekete geçiyoruz? Nasıl ön görülü olabilir ve  etkisel hareket edebiliriz?

Bu zaman çizgisinin sonunda bulunan bizler (insanlık) kendi başımıza açtığımız, belalara  çözüm üretemiyoruz. Sorunlar küresel ama çözüm söz konusu olunca tam tersi. Faturayı belayı inşa edenler değil, herkes ödüyor, payın olsun olmasın fark  etmiyor, istersen ödeme.

Türkiye de işletmlelerin % 95 ‘i aile şirketleridir, lider ve yönetici olan ,aileye mensup bu kişilerin, (kurumsallaşmış aile şirketleri hariç) gereken yetkinlikten uzaktırlar ve hızla liderlik ve yöneticilik yetkinliklerini geliştirmeleri gerekir.Bu işletmenlerin liderleri ve yöneticileri artan bu yükü ve sorumluluğu ne kadar anlamış görünüyorlar.Yaşanan bu zorluklar acaba salt ekonomik kriz sebebi ile mi ?


Vizyonsuzluğun ,ön görüsüzlüğün  krizin etkisini artırmada bir payı yok mu?
Yönetim anlayışımızdaki sakatlıkların, yanış tercih ve kararların ,  yaşamakta olduğumuz krizin etkisinde ki payı ne kadar artırmıştır ve/veya etkilemiştir?

Artık şurası net olarak anlaşıldı ki yıllar önce durdukları yerde,hala durmakta ısrar edenler, artık durmaları mümkün olmayacak.İçlerinde büyüme ve gelişme arzusu olmayanlar (nitelik kazanma), bilgiye bilene,fikirlere,fikirliye ,önerilere,tasarıma, ar-ge’ ye, ür-ge ‘ye, farklılığa, yeniliğe,teknolojiye ,sitemlere ,önem vermeyenler ,değişimin, yönünü rotasını doğru algılayıp anlayamayanlar,önümüzdeki yeni  dönemde rüzgarın olumsuz etkisine fazla dayanamayacaklardır.Okumayan, eğitimlere,seminerlere gitmeyen,katılmayan,kaçan,gelişim cd ve kasetleri dinlemeyen ,danışmanlık , koçluk, mentör’ lük v.b profesyonel destek ve hizmet almayan  ihtiyaç duymayan ,kendine dair  zayıflığı ,eksikliği kabül etmeyen, görmeyen ,kendini geliştirmeyen , ama her şeyi en iyi bilen , kendin den başka kimseyi beğenmeyen ,patronlar, liderler ,yöneticiler içinde bu bir öğrenme süreci olacaktır.Genellikle probleme dayalı öğrenmeyi bilinçli ,bilinçsiz tercih eden bir millet olarak.(araba sürmeyi, çarpa,çarpa öğrenmek gibi) İlerleyen zamanlarda bu tip liderler ve yöneticiler için umarım öğrendiklerini kullanmak için fırsatları olur.

Kendi aklımızdan başka akıl  beğenmez ve  bin nasihat yerine bir musibetleri tercih ederiz. İnsana,çalışana,kaliteye,verimliliğe,sisteme,etkinliğe önem vermeyen lider rolü yapan liderler, yönetici rolü yapan yöneticiler ,mühendis rolü yapan mühendisler, bir takım uzmanlıkların rolünü yapan ,uzmanlar ve diğer rol yapan yetkin olmayan çalışanlar ,bu dönemde rol yaparak sürekliliği sağlayamayacaklar.

Bu yeni dönemde kara düzen (plansız programsız,sistemsiz)çalışarak, bilinçsiz atılan adımlarla çabalarla, eski kafa yapısı ve anlayışla yola devam etmek ne kadar mümkün olabilir?

Bu yeni  dönemde hedef , karlı ,büyüyen, şirket olmak değil ,ayakta kalan,krize dayanan ,varlığını sürdüren şirket olmuştur.Bunu da başarmanın kolay olmayacağı açıktır.
Başarma şansı yüksek olan  şirketler,

Etkin işleyen sistemleri olanlar ,bilgiye önem verenler, onu elde edenler ve bilgiyi doğru yönetenler çok daha rekabetçi olacaklardır.Kurumsal ,kişisel,teknik ,eğitimleri sürekli hale getirerek ,günü birlik bir faaliyet olmaktan çıkaran,organizasyondaki tüm yönetici ve çalışanlara yönelik,kriz deneyim ve tecrübesi olan yöneticilerinde  katkı sağladığı,kapsamlı olarak yapılan sürekli hale getirilmiş, eğitimler ile  etkin kılınan süreçleri olan işletmeler.

Bu yeni dönemde çalışanların,üzerlerine , taşıyamayacağı yükler yüklenmemeli herkes her şeyi yapar şeklinde düşünülmemeli, çalışanların görev tanımları doğru yapılmalı.
Krizin kısa zamanda geçeceği düşünülmemeli ve hayatımızın  bir parçası olarak görülmeli, beklemeyi bir seçenek olarak görmemeli ve  zayıflıkları giderici palanlarımız olmalı fırsatlara odaklanmalı, farklı düşünmeli ,rakiplere göre üstün yapan farklı yönlerimiz olmalı.Müşterilerin gelecekteki beklentileri göz önüne alarak ve esnek olan değişen ,gelişen üretim ve hizmet alanları tercih edilmeli.Rekabet gücümüzü oluşturan unsurların içine  ,çalışanlarınızın,sadece bilek güçlerini değil , beyinleri ve kalplerini,girişimci ruhlarını da  katmalı.Etkinliğin ,verimliliğin kalitenin ,kurum kültürünün,stratejinin,sinerjinin,birlik ve beraberlik ruhunun sağlanması ,profesyonel desteklerin alınması ,şirket  içi çalışanların motivasyonun yükseltilmesi ,artan stres çalışana yansıtılmamsı krizde ayakta kalma şansını artıracaktır.

Bu yeni dönemin şartlarını iyi anlamalı, tanımlanmalı, toz duman ve belirsizlik içinde dahi olsak da önümüzü göremesek de ,görebileceğimiz kadar uzağı görmeye çalışmalı, senaryolar yazmalı , amaçlar ve hedefler net  olarak belirlenmeli uygulanabilir stratejilerimiz olmalı.Sonara sık ,sık sormalıyız. Ne yapmamız gerektiğini biliyor muyuz?

Gerekenleri yeterince yapıyor muyuz?
 

Yönetici koçluğu hizmeti alan yöneticilere , gelişim ve değişim ihtiyacına uygun, bireysel ve kurumsal eğitimler ücretsiz verilmektedir.

MAKSİMAKS

Eğitim-Danışmanlık-Denetim Mühendislik Hizmetleri
İdris HAMDEMİR
Mak. Yük. Müh.
Yönetim Sistemleri Danışmanı
Yönetici Koçu / NLP Eğitmeni
Tel & Faks: 0 216 595 29 24
Gsm: 0 555 467 64 77
info@maksimaksdanismanlik.com

Yönetici koçu ile çalışmak


* Vizyoner  bakış acısı kazanır , gelecek inşası için gerekli, gelecegi ön görme  becerisi dünya –ekonomi-çevre-politika-siyaset-sektör- v.b,gelecek ön görüsü  ile hareket becerisi  kazandıracaktır.

*  Bütün başarılı liderlerin ortak özelliği olan etkinlik için gereken donanımlara sahip olacaktır.Büyük  veya küçük, değişik katman ve seviyedeki  değişimler kurumu direk veya dolaylı olarak etkiler.Bekleyip göreyim dediğinde ise sadece rakiplerinin başarılarını görür.Kararsızlıklardan kurtulur.Devamı >>

© 2007-2008 Maksimaks Eğitim-Danışmanlık-Denetim Mühendislik Hizmetleri Her Hakki Saklidir. Web Tasarımı: Teknet Tasarım Bugün :5 IP Adresiniz | 38.107.191.96