|
Gelecek odaklı olmak başarı hedefi olanlar için olmazsa olmazdır. Bu konuda en az ,en fazla başarılı olanlar kadar gelecek odaklı olmak zorundayız.Ülkeler, kurumlar, toplumlar, sistemler ve bütün bunların merkezinde olan insanlar. Gelecekte ulaşılacak noktayı ve gereklerini gelecek perspektifinden düşünmek ve tasarlamak zorundadırlar. Geleceği tasarlayanların durumu ile günü kurtarmaya çalışanların durumu ortadır.Kıyaslandığı zaman büyük boşluk kolayca görülebilir.Geleceği tasarlamak aynı zamanda geçmişi okumak demektir. İstatistiklere göre ülkemizde düzenli okuyan sayısı 70.000 (yetmişbin). Anlaşıldığı üzere okumayı ve düşünmeyi sevmiyoruz, okumak ve düşünmek bize göre değil. En önemli ve güçlü potansiyelimiz öğrenme, anlama , düşünme yeteneklerimiz.Ama bunları pek geliştirecek gibi durmuyoruz.Kitap okumadan neyi doğru olarak okuyabiliriz? Düşünmek ,anlamak,öngörmek görevi, zorunluluğu ve sorumluluğu olan yöneticilerimizin durumunu siz düşünün.
Gelecek öngörüleri açısından ,teknolojik gelişim tahmini en kolay konulardandır. Bilimsel bir ray üzerinde ilerler bazen ani makas değişimleri olur ama sonuçta sapmaları ile tahmin edilebilir.Zaten ne kadar sapabilir ki ? Bizler beşer olarak teknoloji adına en büyük başarımız dünyayı yok edecek teknolojiye ulaşmak olacaktır, o noktayı da yıllar önce Nagazaki ve Hiroşima ile geçtiğimizi gösterdik.Zira teknolojinin lokomotifi savaş teknolojisidir.Söylentilere göre, teknoloji sizin rahatınız içindir.Gelişim için ,gerilim şarttır.Bu durumda bazıları gerilmekte bazıları gelişmekte ve bazıları rahat etmektedir.Dünyaya şöyle bir bak , bazılarının rahatı için bazıları ölmektedir.
Ülkemize şöyle bir bakalım,yüzde 65’ i 35 yaşın altında genç nüfusu ,zaman ,enerjisi,sahip olduğumuz diğer kaynaklar ,potansiyeller ve yapılmayan başarı planlamaları.Ortaya çıkan israfın boyutu. Gelecek ve biz . Hangi gelecek ve hangi biz. Seçmeli ve ona göre hareket etmeliyiz? Nasıl bir dünya istiyoruz ve nasıl bir dünya bizi bekliyor? Her zaman her şeye hazırlıksız yakalanmak kaçınılmaz sonuç mu? Geleceğe doğru atılan adımlar bir tercihtir. Başarıda bir tercihtir başarısızlıkta. Ne istediğimizi, neden istediğimizi, istediğimiz şeyin bizim için iyi olup olmadığını önemsemeliyiz. Sistemlerimizin sonuçlarını , eğitimin yetersizliklerini nedenlerini sonuçlarını zaman kaybetmeden,bilgi çağı projeksiyonunda, gelecek açısından değerlendirmeliyiz.
Artık dert edilmeyecek şeyleri dert etmeyelim, önemsiz sorunları büyütüp altında kalmayalım.Derdimiz çoktur ama dertlerimizin nedenlerini ,ilacını da bulup çözebiliriz.İsteğimize nasıl ulaşacağımızı, ulaşınca ne olacağını düşünelim, net bir resim olsun kafamızda,beyin çalışmak için netlik ister.Gelecekteki ve gerçekte ki ihtiyaçlarımızı bilelim.Eksiklerimizi tamamlamak için bilinçli çaba gösterelim. İhtiyacımız olan kaynaklar, hedeflerimize ulaşmak için fazlası ile var.
Zaman sınırlı ve çok değerli bir kaynak olduğunu, kolayca unutmayalım ve artık zaman öldürme planları yerine gelecek planları yapalım. Kendimize ve çevremize karşı olumlu bir dil kullanalım.Yıkıcı ,kırıcı, sert ve kaba olmayalım. Düşüncelerimizin, kullandığımız dilin ve davranışların farkına varalım. Hayatı etkin ve verimli geçirmek için zamanı ve işlerimizi sorumluluklarımız çerçevesinde planlayalım.
Ümitsizlik ,bunalımlara ve tembelliğe sürüklerken kaybettiğimiz inancımızı fark edelim.Mükemmelliği bilmeden mükemmel,bütünlüğü bilmeden bütün,kaliteyi bilmeden kaliteli, niteliği bilmeden nitelikli olmaya ,problemleri anlamdan çözmeye, anlamadan anlamaya, dinlemeden iletişim kurmaya çalışmayalım.Düzensizlik içinde düzen,dengesizlik içinde dengeyi kurmaya zaman harcamayalım.
Çelişki yumağı olan zihnimiz var, içimizdeki huzursuzluklarımıza, buhranlarımıza, iç sıkıntılarımıza bir anlam veremiyoruz.Mesleğini yapanlar, mesleğinin içine giremiyor oynuyor ve bu durumu fark edemiyoruz.Niyeti,sonucu sorgulanmamış , düşünülmemiş, hedeflerimiz var.İçinde bilinç olmayan insan üstü gayretlerimiz var.Bakıyor görmüyoruz,duyuyor işitmiyoruz.Konuşuyor söylemiyoruz.
Yönümüz geleceğe dönük, zihnimiz geçmişte ,bedenimiz şu andadır.Gelecek üzerimize geliyor.Bizim güçlü olması gereken yanlarımız zayıf ,zayıf olması gereken yanlarımız güçlü. Olan ile olması gereken arasındaki boşluk öyle büyük ki , bu durumu doğal hali sanıyoruz.
İyi bir başlangıç isteyenler için,fark etmediğini fark etmek ve bilmediğini bilmek noktası olabilir.Gerçeğin izini sürerek,çıkılabilir bu labirentten.Sonra fark eder ,daha sonra biliriz.Bir kişinin genel anlam da farkındalığını anlamak isterseniz, onun gelecek hakkında bir şeyler söylemesini isteyin, vizyonu (gelecekte olmak istediği, varmak istediği, arzu ettiği nokta) ifade ederken farkındalığını ortaya koyar ve sizde kolayca anlarsınız.
Gelecek ? Ne kadar sonrası bir saniye sonrası ? Yıllar sonrası ya da sonsuzluk… Gelecek nasıl gelecek? Biz nasıl olsun istiyoruz? Ne yapmamız gerekiyor? Ve biz ne yapıyoruz? Ne için? Kim için? Neden? Geleceğe nasıl hazırlanır insan? ve hazır olabilir mi? Geleceğe bakanlar ne görürler ? ve biz bakar mıyız hiç? Geleceğe hiç bakmadan yaşamak nasıldır? Kim geleceği gereği gibi ciddiye alır?
Ciddiye alamıyorlarsa şu noktalara dikkat edilmeli,İnanç,vicdan, ahlak zayıf, bilgiler,düşünceler, fikirler yanlış olabilir,referanslar,değerler hatalı olabilir. Bu durumların çaresi de vardır.Sürekli okumak ,araştırmak ,sorgulamak,kendini yenilemek, geliştirmek ve farkındalık yolculuğu olan şu hayatta farkındalığını artırmak.Zihin konforunu bozmak ve biraz zahmete katlanmak gerekir.
Yıldızlara bakarken önündeki çukuru görmez insan, düşer kafasını gözünü yarar? Daha kötüsü de olabilir.Bazıları sadece önüne bakar ve hiç yıldızları, ayı ve güneşi tanımaz? Gelecek geçmiş ve bu günden kopuk bir parça değildir, belirli süreçlerin devamıdır. Bu nedenle bilinçli olanlar ,durumun, zamanın, süreçlerin, farklılıkların farkındadır.Bir renk söylediğimizde bile, insanlar aynı rengi farklı tonlarda anlarlar. Farklılığımız gereği gelecek her kez için farklı bir anlam ifade eder. Bu farklılıklardır hayatı zenginleştiren ve güzelleştiren birer değerdir.
Alınan kararlar, yapılan seçimler, geleceğin farklılaşması, makas değişmesi demektir. Karar alma bir süreçtir ve bu süreç herkes için zordur.Zorluğu , bazen küçük bir adım, telafisi imkansız sonuçların potansiyelini içinde barındırır.Çok seçeneğiniz varsa zenginliğinizi fark etmeli ve şükretmelisiniz.
İçinde gelecek öngörüsü olan,tarihin ibretlik kıssalardan ,hisseler alınmış derslere dayanan ,mantık ve duygu dengesi içinde ,akıl süzgecinden geçirilmiş ,vicdan terazisinde tartılmış ise ,böyle kararların isabetli olacağı açıktır.
Bugün bize ,sıkıntı veren ve problem olan şeyler ,önemli şeylere değer vermediğimiz için olduğu gibi gelecekte de sıkıntı verecek şeyler, bugün önemseyip değer vermediğimiz önemli şeyler yüzünden olacaktır. Farketmemiz gereken henüz algılamadığımız çok sayıda önemli problemler olabilir. Ve biz görmediğimiz için her şey yolunda gibi görünür. Bazen problemler dallar arasında kamufle olmuş zehirli bir yılan gibi bekliyor olabilir.Ne yazık ki en büyük tehlike, fark edilmeyen tehlikedir.Ve gelecek bizi neyle tehdit ediyor ve neyle müjdeliyor fark etmeye ,öğrenmeye ve anlamaya çalışmalıyız ,zaman yatırımı yapmalıyız.
Kendimize sormalıyız .Hayatımın merkezinde ne var? Ve bana yön veren şey nedir? Bilgim? Duygularım? Zekam? Aklım? Kalbim ? İnancım? İlkelerim? Değerlerim ? Ruhum ? …
MAKSİMAKSDANIŞMANLIK İDRİS HAMDEMİR Mak.Yük.Müh. Yönetim Sistemleri Danışmanı Kurumsal Gelişim ve Yönetici Koçu Koçluk ve NLP Eğitmeni www.maksimaksdanismanlik.com
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
GSM:0555 467 64 77 |